Her şeyin teorisi

Her şeyin teorisi; Işık nedir? Uzay Nedir? Ya zaman nedir? Yerçekimi nasıl oluşur? Madde ile uzay nasıl bütünleşir? Işığın kütlesiz ise nasıl hareket ediyor? Hareket; uzay, zaman ve madde nasıl hareket ediyor? Zaman bir boyut mu? ve buna benzer tüm soruların cevabından oluşur. Bu yazı, kendi fikirlerim ve düşüncelerimle türettiğim teorilerdir. Her şeyin teorisini ilk Stephen Hawking’in kitabında okumuştum. Hawking diyordu ki; her şeyin teorisi basit olmalıdır, ancak her şeyi açıklayabilmelidir.

Işık:

Işığın karanlı yolu makalemizde ışığın kütlesi olmayan bir enerji titreşmesi olduğunu söylemiştik. Gördüğümüz ışık aslında gözümüzün retinasına düşen titremelerin elektriksel sinyallere dönüştürülerek beynimizde oluşur. Dışımızdaki uzay aslında karanlıktır. Uzaydaki taneciklerin titremelerini ışık haline sokan bizim beynimizdir. Biz bakmazsak her şey karanlıktadır.



Uzay:

Uzay ışığın hareket edebildiği, maddenin var olup hareket edebildiği bir ortamdır. Bence uzayın tanecikli bir yapısı var. Bu taneciklerin elektron boyutunda olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu uzay taneciklerini elektronlar titreştirerek elektromanyetik dalgaların iletilmesi sağlıyor. Işığın da bu elektromanyetik dalgalar gibi uzayda hareket ettiğini düşünüyorum. Sanki uzaydaki tüm maddeler, gezegenler, yıldızlar her şey uzay taneciklerinden oluşan bir uzay okyanusun içinde.

Uzay

Zaman:

Sanki uzay bir su gibi, uzay parçacıklarından oluşan. Kimi yerlerde yoğun, kimi yerde esnek akıyor.  Yer çekiminin yoğun olan yerle uzay hareketi yavaş ve zaman da yavaş akıyor, yer çekimi zayıf olan yerlerde uzay hızlı hareket ediyor ve zaman da hızlı hareket ediyor.



Albert Einstein 1915 yılında Genel Görelilik Kuramını ortaya attı. Bu kurama göre tüm duran ve sabit hızla hareket eden gözlemciler için fizik yasaların aynı olacağını, ışığın boşluktaki hızının gözlemciden bağımsız ve sabit olduğunu iddia etti. Bence ışık zaten uzay tanecikleri aracılığıyla iletilen enerjidir. Bu halde hareket eden her gözlemci için uzay tanecikleri enerjiyi eşit ileteceği için ışık hızı sabittir.

Uzay zaman

Einstein ayrıca kütleli nesnelerin uzay zamanda bir bükme yaptığını ve bunun kütle çekimi olarak algılandığını söyledi. Uzay zaman örgüsünde iki farklı gözlemci için aynı olayın farklı zamanlarda alınabileceğini iddia etti. Bence de kütle çekimi uzayı ve zamanı etkiliyor. Uzay tanecikleri kütle çekimine göre sıkışıyor ya da şişerek büyüyor. Kütle çekiminin yoğun ve güçlü olduğu yerlerde uzay tanecikleri küçülerek zaman daha yavaş akıyor, kütle çekiminin zayıf olduğu yerlerde uzay tanecikleri büyüdüğü için zaman yavaş akıyor.



Benim fikrime göre;  uzay tanecikleri  tüm evrende akıp gidiyor. Bu akış hareketi ile uzay zamanını oluşturuyor. Evrende rastladığı kütle çekimleri ile etkilenerek yavaşlıyor ya da hızlanıyor. Zaman uzay taneciklerinin hareketidir. Bu hareket yoksa zaman da yok olur.

Kara Delikler:

Bilindiği üzere kara delikler ışığın bile kaçamadığı büyük kütle çekimli cisimlerden oluşuyor. Uzay tanecikleri çoğun kütle çekimlerinde hareketsiz hale geldiği için kara deliğin içinde zaman duruyor. Çünkü zamanı oluşturan uzay taneciklerinin hareketidir. Hareket yoksa zamanda yoktur.

Yer çekimi:

Esas mesele yer çekimi nasıl oluşuyor? Isaac Newton üç hareket yasası ile klasik fizikte kütle çekimini iki kütlenin birbirini çektiği şeklinde açıkladı. Ben küt çekimin atomun etrafındaki elektronları çekmesine bağlıyorum. Şimdilik bu kadar. Ama uzay tanecikleri ne gösterir bilemem.

Etiketler: , , , ,